Archive for Şubat, 2010



16
Şub

Müthiş teknoloji, 4 boyutlu sinema!

Daha önce çektiği Terminator serisi ve Titanic filmi ile büyük başarı yakalayan usta yönetmek James Cameron’un son filmi Avatar tüm dünyanın dört bir yanında halen sinemaseverlerle buluşmaya devam ediyor. Özel üç boyutlu çekim tekniği ile büyük beğini toplayan filmi Güney Kore’deki şanslı bir azınlık üç yerine dört boyutlu seyretme ayrıcalığını yakaladı.

CGV 4D plex adlı sinemada filme dördüncü boyutun eklenmesi ise tamamen sinemanın içerisinde oluşturulan özel efektler sayesinde mümkün oldu. CGV’de izleyiciler özel gözlükler ile filmi üç boyutlu izlerken koltuklar efektlere göre hareket ediyor, filmdeki patlayıcıların kokuları salona yayılıyor laser ışıkları görsel bir şölen sunuyor, özel pervanelerden gelen rüzgar izleyicilerin saçlarını uçuşturuyor ve bu da yetmezmiş gibi su damlacıkları ile deniz yakınında geçen sahnelerin gerçekçiliği arttırılıyor.

Tabi ki tüm bunların gerçek anlamda bir dördüncü boyut yarattığını söylemek mümkün değil ama izleyicilerin 5 duyusuna birden hitap eden bu özel gösterim özel bir ismi de hak ediyor. CGV’nin yöneticileri dünyanın başka hiçbir yerinde kendilerininkine benzer bir salon olmadığını da özellikle belirtiyorlar.

16
Şub

Bilgisayar mühendisi bebek!

Tüm çocukların küçükken ileride yapmayı hayal ettikleri bir meslek vardır. İtfaiyeci, pilot ve balerin bu seçimlerde öne çıkan birkaç meslek. Peki siz küçükken bilgisayar mühendisi olmak isteyen bir çocuk gördünüz mü? Bu daha çok ailelerinin tercih ettiği mesleklerden biridir. Peki o zaman nasıl oluyor da popüler oyuncak bebek Barbie’nin yeni mesleği bilgisayar mühendisliği olabiliyor?

Aslında bu işe hafif bir hile karıştığını söylemek zorundayız. Her şey Barbie’nin üretici firması Mattel’in Barbie’nin yeni serisinde çıkacak oyuncak bebeklerin meslekleri için internette bir anket düzenlemesi ile başladı. Bu anketin başlamasından kısa bir süre sonra çoğu oyuncak bebekle oynama yaşını geçmiş olan teknoloji meraklıları spontane bir şekilde organize oldular ve ankete hücum ederek yeni Barbie’nin bilgisayar mühendisi olması yönünde oy yağdırmaya başladılar.

16
Şub

Amatör sitelere gün doğdu

Telifsiz müzik paylaşımına izin verdiği gerekçesiyle hakkında onlarca dava açılan ve faaliyeti durdurulan Pirate Bay torrent sitesinin kurucularından Peter Sunde, amatör sitelere ‘mikro-ödeme’ yoluyla destek olmaya çalışacak.

Dünyada ilk kez denenecek sistemle, küçük bağışlar yaparak sisteme abone olanlardan alınan para, hit puanı esasına göre sitelere pay edilecek.

Flattr adı verilen ve tamamen bağışa dayalı gelir paylaşımı sistemine göre, ayda en az 2 dolar ödeyerek üye olan bağışçılar, beğendikleri Flattr üyesi sitelerde yer alan Flattr butonuna tıklayarak o siteyi puanlayacak.

Her ay bağışçılardan toplanan para, buton hitleri oranında sitelere paylaştırılacak. Sitenin Mart 2010 sonunda faaliyete başlaması bekleniyor.

“İnsanların sadece içeriği değil geliri de paylaşmasını istiyoruz” diye konuşan Sunde, projeyi 5 yıldır düşündüğünü ama Pirate Bay davaları yüzünden gerçekleştiremedğiini söyledi. Sunde, dünyada amatör ruhlu ve yaratıcı kişilerce yayınlanan çok sayıda başaralı ve alternatif site bulunduğunu, bu sitelerin sadık takipçilerinin Flattr sistemiyle bu siteleri artık destekleyebileceğini belirtti.

En az 2 dolar aylık bedelle bağışçı olunabilecek sitenin başlangıçta yüzde 10 işletme payı keseceğini söyleyen Sunde, sitenin amacının para kazanmak olmadığını ve toplam bağış miktarı arttıkça bu yüzdenin de düşeceğini ifade etti.

16
Şub

YouTube yasağına şok tepki

Wall Street Journal gazetesince yayımlanan bir makalede Türkiye’deki YouTube yasağı sert dille eleştirilirken Türkiye’nin bu yıl “Avrupa’nın Kültür Başkenti” nin ilan edildiği anımsatılarak “YouTube’nun yasaklanmasının, bırak kültürel, Avrupalı hiçbir yönü yoktur” denilerek Türkiye’nin “Kültür Başkenti’ statüsünün, yasak kaldırılıncaya dek askıya alınması istendi.

ABD’nin borsa ve finansal çevrelerinin gazetesi Wall Street Journal, Türkiye’deki YouTube yasağının eleştirildiği, “Türkiye’nin internet baskılaması” başlıklı bir makale yayımladı. CyberDissidents.org Direktörü David Keyes imzasını taşıyan makalede “Vatandaşların YouTube’yu görmesinin yasaklanmasının, bırak kültürel, Avrupalı hiçbir yönü bulunmuyor” yorumu yapıldı. David Keyes, makalesinin başında şunları yazdı:

“İstanbul’un kalbindeki Sıraselviler sokağında bulunan otel balkonundan, neden bu hareketli, modern metropolisin Avrupa Birliği’ne katılmayı hak ettiğini net bir biçimde görebiliyorum. Türkiye, güçlü bir ekonomisi olan ve Ortadoğu’nun geri kalan kısmının umutsuzluğu ve işlevsizliğine şaşırtıcı bir alternatif ortaya koyan, gururlu ve ılımlı bir Müslüman demokrasi. Doğu ile Batı, laiklik ile gelenek, din ile hoşgörü arasındaki bu bağ, beni o kadar etkiliyor ki Türkiye’nin AB üyeliğinin lehinde bir YouTube videosu yapmaya karar veriyorum. Veya en az, YouTube, hükümetçe bloke edilmezse idi, yapacağım buydu.”

2008 yılından beri Türklere, internetteki en popüler sitelerinden birine erişimin yasaklanmış bulunduğuna işaret edilen makalede yasak için “derin güvensizlik ve insanın en temel haklarının baskı altına alınması” nitelemeleri kullanıldı.

“TÜRKİYE İLE İRAN, YAKINDA YERLERİNİ DEĞİŞTİREBİLECEK” İDDİASI

Türkiye uzmanı Prof. Bernard Lewis’e gönderme yaptığı makalesinde Keyes, “Ünlü Princeton Profesörü Bernard Lewis, defelarca beni, Türkiye ile İran’ın yakın gelecekte yerlerini değiştirebileceği yönünde uyardı. Onun demek istediği, Türkiye’nin giderek radikalleştiği, İran’ın ise gerçek bir demokratik devrimin eşiğinde olabileceğidir. Bu teori, bazı Türklere anlattım ve birçoğu, bununla mutabık değil. Ancak Türkiye’nin ikili bir oyun oynadığı konusunda kuşku yok” denildi.

WSJ’daki makalede despotluğun, birdenbire değil, insanların koşullandırıldığı, sessiz kalmaları için korkutulduğu yavaş bir süreç olduğu vurgulanan makalede İstanbul’un, 2010 yılındaki “Avrupa Kültür Başkenti” olarak ilan edildiği anımsatılarak bunun da Türkiye’ye kültür gelişmesini, dünyaya sergileme şansını verdiğine dikkat çekildi. Makalede şöyle devam edildi:

“Ancak vatandaşların YouTube’yi görmelerinin yasaklanmasının, bırak kültürel,

Avrupalı hiçbir yönü yoktur. Türkiye’nin, “Kültür Başkenti’ statüsünün bu yasak kaldırılıncaya dek askıya alınmalı.”

16
Şub

Facebook Chat’te yeni dönem

Facebook’taki tümleşik chat istemcisi, artık diğer anında mesajlaşma programlarıyla da iletişim kurabiliyor. Facebook bu hamle ile günlük yaklaşık 2 milyar chat mesajına tekabül eden chat trafiğini daha da yükseltmek istiyor.

Tek dezavantaj: Harici Messenger üzerinden yapılan görüşmeler şimdilik SSL ile şifrelenmiyor. Chat aracınızı Facebook ile entegre etmek için öncelikle bir kullanıcı adı belirlemeli ve sonrasında bir kere oturum açıp kapatmanız gerekiyor. Sonrasında chat programında bazı adımların gerçekleştirilmesi gerekiyor. Bu iş için hazırlanmış sayfada tüm gerekli adımlar basitçe anlatılıyor

10
Şub

46 bin cep telefonu toplatılacak

Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumu (BTK), insan sağlığına zararlı olduğu gerekçesiyle iki cep, bir de sabit telefonun piyasadan toplatılmasına karar verdi.
Kurum, Matsu T828, Orite T808 markalı cep telefonları ile Minton SC5938 model sabit telefonun yaydığı elektromanyetik dalga sınırını yüksek buldu. Bu cihazları kullanan vatandaşların, ellerindeki söz konusu telefonları en kısa sürede geri vermelerini istedi.

‘Cep’ ve kablosuz telefonlarının sağlığa zararlarını laboratuarlarda inceleyen BTK, yüksek radyasyon yayan cihazları toplatıyor. Piyasa gözetimi ve denetimleri sonucunda telefonların yaydığı elektromanyetik dalgayı ölçen Kurum, önce cihazı ithal eden firmaları da uyarıyor. Telefonlardaki sağlığa zararlı dalgaların ‘eşik değerin’ altına indirilmesini isteyen Kurum, verilen sürede düzeltilmesi yapılmayanları ‘bertaraf’ kararı alıyor. Bu çerçevede geçtiğimiz aylarda test sonuçları güvensiz çıkan 3 cihaz istenen düzeltmeyi yapmadığı için piyasadan toplatılmasına karar verildi.

BTK’nın toplatılmasını istediği Matsu T828, Orite T808 markalı cep telefonları ile Minton SC5938 cihazların sayısı 46 bini buluyor. Yurtdışından getirilen bu telefonların yüksek elektromanyetik dalga yaydığını tespit eden Kurum, firmaları şöyle bir uyarı yazısı gönderdi:

“Piyasa Gözetimi Laboratuvarında teste tabi tutulmuş ve test sonuçları doğrultusunda güvensizlik tespiti yapılan cihazların ilgili sorumlu firmalarının güvensizlik nedeni olan olumsuz parametreleri giderememeleri nedeniyle aşağıdaki tabloda bilgileri verilen cihazların 11 Temmuz 2007 tarihli ve 24459 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 4703 sayılı Kanun’ un 11 inci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi (“Ürünlerin, güvenli hale getirilmesinin imkansız olduğu durumlarda, taşıdıkları risklere göre kısmen ya da tamamen bertaraf edilmesini”) ve 10 Kasım 2008 tarihli ve 27050 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 5809 sayılı Kanun’un 53′ üncü maddesinin üçüncü fıkrası (“Elektronik haberleşme cihazları, güvenli hale getirilmesinin imkansız olduğu durumlarda, masraflar üretici tarafından karşılanmak üzere, taşıdıkları risklere göre kısmen ya da tamamen Kurum tarafından bertaraf edilir veya ettirilir.”) hükümleri gereği; bertarafına karar verilmiştir.”

10
Şub

Yeni sosyalleşme sitesi: Google Buzz

Google, dünyadaki tüm bilgiyi düzenli ve erişilebilir hale getirmeye katkıda bulunma misyonu çerçevesinde, Google Buzz adında yeni bir sosyal ürün lanse etti.

Google’den yapılan yazılı açıklamada, Buzz’ın amacının, kullanıcılara, sosyal etkileşimlerini çevrim içi ortamda düzenleme fırsatı sunmanın yanı sıra doğrudan Gmail gelen kutusu ve seçilmiş mobil cihazlar üzerinden diyalog kurabilmenin yolunu açmak olduğu belirtildi.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

”Bugünün statü mesajları, tweet’ler ve güncelleme akışları dolu dünyasında, bütün bu bilgiler arasında isteneni bulmak gün geçtikçe zorlaşıyor. Google Buzz, güncellemelerinizi, fotoğraflarınızı, videolarınızı ve çok daha fazlasını paylaşmanın dışında, diyaloglar başlatmanın ve onları sürdürmenin yeni, daha kolay bir yoludur. Buzz, kullanıcıların e-posta ve sohbet geçmişine dayanarak, onların mevcut sosyal kontaklarını Gmail üzerinden desteklemektedir. Buzz ayrıca, güncellemeleri herkese açık veya özel olarak paylaşmayı da daha basit hale getiriyor. Böylece kullanıcılar farklı gruplar veya arkadaşlarıyla paylaşıma geçmek için birden çok araç kullanmak zorunda kalmıyorlar. Gmail’in gelen kutusuyla bütünleşmiş olması, mevcut diyalogları gerçek zamanlı olarak bulmayı ve devam ettirmeyi de kolaylaştırıyor. Mobil cihazlarla olan entegrasyon ise bir diğer önemli unsuru paylaşmayı mümkün kılıyor. Konum.Google Buzz açık bir sistem olarak tasarlandı ve şimdiden Picasa, Google Reader, YouTube, Flickr, Blogger ve Twitter ile entegrasyonu destekliyor.”

Buzz’ı ürünleriyle bütünleştirmek isteyen geliştiriciler ve hizmetler, zaman içerisinde tam bir okuma/yazma UPA’sı (Uygulama Programlama Arayüzü) haline gelecek bir UPA üzerinden yapabiliyorlar.

Mevcut Gmail kullanıcıları, birkaç hafta içinde Google Buzz’ı gelen kutularında görecekler. Yeni kullanıcılar ise http://www.gmail.com adresine giderek yeni bir hesap açabilir veya http://buzz.google.com adresinden Google Buzz hakkında ayrıntılı bilgi alabilirler.

10
Şub

IE8′den Sevgililer Günü sürprizi

Kullanıcılara sunduğu yenilikçi web teknolojileri ile güvenli bir İnternet deneyimi yaşatan Internet Explorer 8, Sevgililer Günü yaklaşırken herkesi sürprizlerle şaşırtacak. 8 – 14 Şubat arasında 7 gün sürecek olan IE8 Sevgililer Günü Özel Kampanyası’nda zengin hediyeler sahiplerini bekliyor.
Sevgilisine Windows 7 yüklü netbook hediye etmek isteyenler, bu kampanya kaçmaz…

10 Şubat 2010 – Sunduğu yenilikçi teknolojiler ile bireylerin ve kurumların gerçek potansiyelini hayata geçirmeyi hedefleyen Microsoft, yeni nesil web tarayıcısı Internet Explorer 8 (IE8) ile bilgisayar kullanıcılarına güvenli ve konforlu bir web deneyimi sağlıyor. Yüksek güvenliği ve performansıyla kullanıcıya web dünyasının kapılarını açan Internet Explorer 8, şimdi de Sevgililer Günü’ne büyük sürprizlerle hazırlanıyor. Microsoft Türkiye’nin 8-14 Şubat 2010 tarihleri arasında tam 7 gün sürecek olan Sevgililer Günü Özel Kampanyası, sevdiğine hediye almak isteyenler için zengin seçenekleri ile cazip fırsatlar sunuyor.
IE8 Sevgililer Günü Özel Kampanyası’nda her biri diğerinden güzel hediyeleri kazanma şansı elde etmek için kullanıcının yapması gereken şeyler son derece basit adımlardan oluşuyor. Kampanyadan yararlanmak isteyen kullanıcıların IE8 web tarayıcılarına Sevgililer Günü Özel Araç Çubuğu’nu yüklemeleri yeterli. Araç çubuğunu yükleyen kullanıcılar arasında gün içinde en çok site ziyaret edenler arasında yapılan sıralamaya göre dördüncü (4.), on dördüncü (14.) ve dört yüz kırk dördüncü (444.) olan üç kişi hediyeleri almaya hak kazanacak.
Kampanya kapsamındaki hediyeler ise son derece cazip: Windows 7 yüklü bir netbook, Windows 7 Ultimate işletim sistemi ve Flight Simulator PC Oyunu, bu kampanya süresince şanslı talihlilerine kavuşmayı bekliyor.
Internet Explorer 8 Sevgililer Günü Özel Araç Çubuğu’nu indirmek için tıklayınız tıklayınız.
Kampanya için özel olarak geliştirilen araç çubuğunu çalıştırabilmek için sisteminizde mevcut değilse öncelikle Internet Explorer 8’i kurmanız gerekiyor.

10
Şub

Microsoft daha çok Türk istiyor

En son olarak Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Serdar Taşıran’ın projesini maddi olarak ve burslarla destekleyen Microsoft Research, önümüzdeki dönem bu projeyle bağlantılı olarak bir Türk öğrencisini daha bünyesine alacak. Geçen yıl da Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği’nden doktora öğrencisi Ayşe Tosun, Microsoft Laboratuvarları’nda staj yapmıştı.

“Türkiye Bilişimle Kalkınıyor” vizyonu doğrultusunda çeşitli sosyal sorumluluk programları ile gençlere kendi gerçek potansiyellerini hayata geçirme olanağı sunan Microsoft Türkiye, ülkemizin bilimsel ve akademik gelişimine de katkılarda bulunuyor. Günümüzün en yenilikçi teknolojilerine imza atan Microsoft Laboratuvarları, proje destekleri ve bursları ile dünya genelinde bilimsel araştırmaya destek verirken, Microsoft Türkiye de bu alandaki en son gelişmeleri üniversitelerimiz ile paylaşmaya hazırlanıyor. Bu çerçevede bir küresel iletişim çalışması gerçekleştiren Microsoft, bilimsel araştırmanın hizmetine sunduğu olanaklar konusunda Türkiye’den yaklaşık 51 üniversite yönetimini bilgilendirdi.

Microsoft Türkiye, verilen proje destekleri ve burslar hakkındaki gelişmeleri ilgili çevrelerle paylaşarak gençlerimizin akademik kariyerlerinde ilerlemeleri ve üniversitelerimizin uluslararası arenada isimlerini daha iyi duyurabilmeleri için çalışmalarını sürdürüyor.

Bu çerçevede yaşanan en önemli gelişme, geçtiğimiz günlerde Koç Üniversitesi öğretim üyelerinden Dr. Serdar Taşıran’ın proje önerisi Microsoft Laboratuvarları tarafından kabul edilmesi oldu. Microsoft Laboratuvarları, Taşıran’ın “Çokişlemcili Bilgisayarlarda Bilgi Güvenliğinin Sağlanması” konulu projesini desteklemeye karar verdi.

Microsoft başarılı Türk gençlerinin uluslararası projelerde rol almaya teşvik ediyor. Geçen yıl bu çerçevede Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Softlab araştırma Laboratuvarı’nda Dr. Ayşe Bener’in danışmanlığında doktora çalışmalarını sürdüren Ayşe Tosun staj yapması için Microsoft Laboratuvarları’na kabul edildi. Ayşe Tosun, beş haftalık stajını İngiltere, Cambridge’de bulunan Microsoft Research Center’da tamamladı.

Bilimsel gelişmeyi destekliyoruz
Microsoft Türkiye Akademik Programlar Yöneticisi Mehmet Tunçkanat, Microsoft Laboratuvarları’nın çalışmaları hakkında şu bilgileri verdi:
“Dünyanın en değerli bilim adamı ve mühendislerini bünyesinde toplayan Microsoft Laboratuvarları, bilgisayar endüstrisine yön veren teknolojileri hayata geçiriyor. Bu nedenle Microsoft Laboratuvarları’nın bilimsel hayata sağladığı katkı son derece önemlidir. 800’den fazla araştırmacının görev aldığı bu laboratuvarlarda yaklaşık 46 farklı araştırma grubu bulunuyor.

Microsoft Research akademiden istisnai araştırmacılar ile bilgisayar mühendisliği alanından başarılı ve deneyimli mühendisleri bünyesine alarak entelektüel sermayeye düzenli olarak yatırım yapıyor. Microsoft Research araştırmalarının önemli bir bölümü uluslararası konferanslarda paylaşılıyor.

Microsoft Türkiye olarak ilk kez bu yıl bir Türk doktora öğrencisinin bu değerli beyinlerle birlikte çalışması da bizim için büyük bir gurur kaynağı oldu. Çeşitli bilimsel projelere destek veren Microsoft Laboratuvarları’nın dönem dönem verdiği destekler hakkında üniversitelerimizi bilgilendiriyoruz. Bu arada Koç Üniversitesi’nden bir hocamızın projesinin Microsoft Laboratuvarları tarafından desteklenmesi bizleri çok mutlu etti. Bu yönde ortaya çıkması olası çeşitli fırsatları yeri geldikçe Türk akademi dünyası ile paylaşmak istiyoruz”.

Öğrencilere uluslararası kariyer yolu
Koç Üniversitesi’nden Dr. Serdar Taşıran’ın projesi çok işlemcili bilgisayarlarda yazılım güvenliğini sağlamayı hedefliyor. Dr. Taşıran bu proje için önümüzdeki dönem Koç Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Lisansüstü Programı’ndaki öğrencilerden birini seçerek Microsoft’a bildirecek. 2009 yılında herhangi bir lisans ya da master programından mezun olan ve projeye ilgi duyan öğrencileri de Koç Üniversitesi lisansüstü programına başvurmaları durumunda bursa aday olarak değerlendirmeyi düşündüğünü belirtti. Taşıran, Microsoft araştırma bursunun bu projede çalışmak için seçilen öğrencinin akademik kariyerine önemli katkıları olacağını ifade ederek şunları söyledi:

“Üç yıl boyunca verilecek burs, bilgisayar vb. bunun aslında en önemsiz kısmı. Daha önemlisi, Microsoft’un Cambridge, İngiltere’deki araştırma laboratuvarında her yaz katılacakları yaz okulları, bu ödülle desteklenen diğer doktora öğrencileri ile kuracakları kariyer bağlantıları ve daha genelde bu ödüle layık görülmüş olmanın prestiji genç arkadaşımıza yeni ufuklar açacaktır. Projede çalışan öğrencinin Microsoft’un Cambridge ve diğer araştırma laboratuvarlarında yaz stajı gerçekleştirme imkanı da olacak. Bütün bunlar Türkiye’de doktora yaparken sürekli uluslararası ve seçkin araştırmacılar camiasının bir parçası olmak demek, seçilecek öğrencimizin bu fırsatı iyi değerlendirmesini arzu ederim”.

Dr. Serdar Taşıran, Microsoft’un Amerika’daki laboratuvarları ile 7 yılı aşkın bir süredir araştırma alanında işbirliği yapıyor. Microsoft, Taşıran’ın sürdürdüğü TÜBİTAK ve Türkiye Bilimler Akademisi tarafından desteklenen projelerine ve bu projelerde çalışan öğrencilerine maddi katkıda da bulunuyor.

Türkiye teknoloji üretiyor

Microsoft’un akademi dünyasına katkısının genç beyinlere yeni fırsat kapılarını açtığını belirten Dr. Taşıran’a göre “Türkiye teknoloji üreten ve ihraç eden bir ülke”. Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Serdar Taşıran’la çalışan doktora öğrencilerinden Tayfun Elmas’ın bir çalışması bu iddiayı doğrulayacak nitelikte görünüyor. Tayfun Elmas’ın geliştirdiği ve Microsoft yaz stajı sırasında olgunlaştırdığı bir algoritma ve yazılım aracı için patent başvurusu yapılmış. Bu algoritma Amerika’da şu anda birkaç şirkette kullanılıyor, birkaç üniversitenin de ders programına girdi. Dr. Serdar Taşıran, bu konuda şöyle konuştu:

“Türkiye’deki iyi araştırma üniversitelerinde bu tür örneklerin sayısı giderek artıyor. Benim gözlediğim kadarıyla iyi üniversitelerimizdeki hocalar ve öğrenciler araştırma konusunda heyecanlı ve aktifler. Ancak yurtdışındaki rakiplerimizle başa çıkabilmemiz için araştırma ve yenilikçiliğin bir meslek olarak oturması ve yaygınlaşması gerek. Microsoft’un desteklediği projemiz Amerika’da onlarca firmanın ilgi odağı olan bir araştırma alanı. Bilim, teknoloji ve ekonomideki bu hızlı değişim ve ilerlemenin yerini durağanlığa bırakmaması için eskiden daha hızlı bilgisayarların bize sunmuş olduğunu verimlilik artışını artık daha çok işlemcili bilgisayarlarla elde etmemiz ve yazılım güvenilirliğini sağlamamız gerekiyor. Şirketler ABD üniversitelerine bu konuda çözüm üretmeleri için on milyonlarca dolar destek veriyor. Ödül alan projemiz bu çok güncel ve kritik sorunun çözümünde önemli bir adım olacak. Microsoft gibi kurumların desteğiyle Türk akademisyenlerinin başarılı çözümlerini tüm dünyaya tanıtabilecekleri kanısındayım”.

10
Şub

Google’dan “Buzz” gibi rakip

ABD’li arama motoru Google, kendi sosyal paylaşım ağı ”Buzz”la Facebook ve Twitter’a rakip olmaya hazırlanıyor. Fransız Le Monde gazetesindeki habere göre, şirket ”Buzz” (vızıltı) adını verdiği yeni sosyal paylaşım ağını ABD’deki genel merkezinde düzenlediği basın toplantısıyla tanıttı. Facebook ve Twitter’a rakip bir sosyal ağ olarak tasarlanan Buzz, Google’ın e-posta servisi olan Gmail’in içine entegre edilerek oluşturuldu. Buzz, kullanıcıların durum güncellemeleri yapmasını, içerik paylaşmasını ve arkadaşlarının gönderilerini okuyup yorumlamalarını sağlıyor. Google’nın Buzz ile sayıları 176 milyona ulaşan mevcut Gmail kullanıcılarından yararlanmayı hedeflediği belirtiliyor.

BUZZ’IN ÖZELLİKLERİ

Google’ın resmi internet sitesinde yer alan bilgide, Buzz’da kullanıcıların gizli ya da açık durum güncellemeleri yapabileceği, içeriklerini Twitter, Youtube, Flickr ve Picasa gibi internet sitelerinde paylaşabileceği belirtiliyor. Buzz simgesi ile işaretlenen mesajların, Gmail’in içindeki genel kutusu ile birleştirileceği, özel durum güncellemeleri, otomatik olarak kullanıcıların profil sayfalarına yansıyacağı, açık durum güncellemelerine ise arama motorları yoluyla erişilebileceği ifade ediliyor. Açık güncellemelerin, restoran ve tiyatro değerlendirmelerinin de yer aldığı Google Places adlı işletme dizinine de ekleneceği bildiriliyor. Buzz, kişilerin ”takip edilebilmesi” gibi özellikleri yönünden Twitter, paylaşılan içeriği ”beğenme” gibi özellikleri açısından ise Facebook’tan bazı unsurları içereceği kaydediliyor. Google’ın, Buzz’ı cep telefonlarındaki harita servisi ve mobil platformlar ile de entegre hale getirdiği belirtiliyor.

teknoloji haberleri-teknolojiden gelişmeler-teknoloji dünyası-sohbet sitesi-sohbet odaları-sohbet-Egecafe