Archive for Ekim, 2009
Ateş eden silahlı robotlar
->

Ateş eden silahlı robotlar sergilendi.
Rusya’da modern savunma araç gereçlerin sergilendiği Uluslararası “Interpolitech 2009″ fuarı çerçevesinde yeni nesil silahlı robotların savaş alanındaki performansları gösterildi. Sergide güvenlik güçlerine ait farklı birimler de kendi hünerlerini sergiledi.
Moskova’nın VDNH Fuar Merkezi’de düzenlenen “Interpolitech 2009″ fuarında bu yıl 11 ülke yer aldı. Fuar sayesinde Rusya İçişler Bakanlığı güvenliğin artırılması için, yeni donanım, takip aletleri, dinleme cihazları, gizli kameralar, çeşitli modern silahlar satın alıyor.
Bu yıl İçişler Bakanlığı’nın ilgisini çeken Rus yapımı “Tigr”(kaplan) askeri ve sivil amaçlar için kullanılan jeep otomobil ve uzaktan kumandalı silahlı robot oldu.
600 metre mesafeden uzaktan kumandanın yönlendirilmesiyle çalışabilen robot performansı sergilemek için savaş alanına çıkartıldı. Burada hedefleri tek tek vuran ‘robot silah’ büyük beğeni topladı.
NAMLU 90 DERECE ÇEVRİLEBİLİYOR
Ayrıca yeni kullanıma giren namlusu sağa ve sola 90 derece bükülen otomatik silahı da dikkat çekti. Tatbikatta silah sayesinde siper arkasında bulunan askerin kolayca ateş edebildiği görüldü.
Fuar çerçevesinde gösterilen tatbikatta Rusya içişler Bakanlığına bağlı Özel Çevik Kuvveti timleri çeşitli dövüş sanatlarına sergiledi. Tatbikatta engel aşma, savaş anı, silahlı müdahale gibi nefes kesen sahneler gösterildi.
Gösterileri izleyen Rusya İçişleri Bakanı Raşid Nurgaliyev, polisin suç faillerinden bir adım önde olması gerektiğini belirtti. Nurgaliyev, “Özellikle teknoloji sayesinde bunu başarabiliriz. Bu fuarın düzenlenmesindeki ana neden de budur.” diye konuştu.
Rusya İçişler Bakanlığı organizasyonuyla düzenlenen fuarda 300′e yakın Rusya ve yabancı şirket yer alırken 40′a yakın ülkeden delegasyonların ziyaret etmesi bekleniyor. Ayrıca sergiyi 20 bine yakın vatandaşın ziyaret etmesi bekleniyor
Yerli cep'le fiyatlar ucuzlayacak
->

Çift sim kartlı modelleriyle Türkiye pazarına giren ABD merkezli cep telefonu üreticisi General Mobile ile Anel Grup şirketlerinden Aneles Türkiye’de ortak cep telefonu üretim tesislerini faaliyete soktu. 20 milyon dolarlık yatırımla kurulan 7 bin 500 metrekarelik alanda faaliyete geçen tesislerde 3 yılda 500 milyon dolar değerinde toplam 3 milyon adet cep telefonu üretilecek. Günde 1000 cep telefonu üretim kapasitesine sahip olan tesislerde üretilen cep telefonlarının ihracatına da gelecek ay Sırbistan ve Azerbaycan ile başlanacak.
KAPAKTA ‘MADE İN TURKEY’
Aneles’in tesislerinde düzenlenen toplantıda konuşan Aneltech Yönetim
Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü Suat Baysan, üretim tesisinin 145 kişiye iş
imkânı yarattığına dikkat çekerek, “Bu yatırımla yılda 15 milyon dolar daha az
döviz çıkışı gerçekleşecek. Vergilerle birlikte devlete yıllık katkısı 19 milyon
doları aşacak” dedi. General Mobile’ın Türkiye distribütörü Gençcell Yönetim
Kurulu Üyesi Muzaffer Gölcüm de “Bu tesis ile birlikte General Mobile’ın
Türkiye’de de Ar-Ge merkezi kurulmuş oldu. Dubai’deki lojistik
merkezinin de İstanbul’a kaydırılıp, Türkiye’de üretilen cep telefonları
bölgeye dağıtılacak” diye konuştu.
Spam kralı"na rekor ceza
ABD’de görülen davada, “spam kralı” lakaplı Amerikalı bilgisayar korsanı Sanford Wallace, Facebook internet sitesine 711 milyon dolar tazminat ödemeye mahkum edildi.
California’da görülen davada, Facebook’un Wallace’ın gönderdiği spamlar (reklam amaçlı istenmeyen e-posta) ve mesajlar sayesinde Facebook kullanıcılarının hesaplarına izinsiz olarak sızdığına yönelik şikayeti haklı bulundu.
Facebook yetkililerinden Sam O’Rourke, sitenin resmi blogundaki açıklamasında, “bu tazminatın büyük kısmını alabileceklerini sanmadıklarını, ancak bunun bu tür suçları işleyenler için caydırıcı olacağını düşündüğünü” ifade etti.
Wallace hakkında California’daki federal savcının da karara itaatsizlikten dava açabileceği ve Wallace’ın hapis cezasına da çarptırılabileceği belirtiliyor.
Messenger, Merkür ile 3. kez buluştu
Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesinin (NASA) uzay aracı Messenger, Merkür (Utarit) ile dünkü üçüncü buluşmasında, bu Güneş’e en yakın gezegenin 1500 civarında yeni fotoğrafını çekti.
Messenger programının baş sorumlusu Washington’daki Carnegie Enstitüsünde görevli bilim adamları, Merkür’e 230 kilometre uzaklıktan geçen ve saatte 19 bin kilometre hızla yol alan Messenger’ın kamerasının, yavaşlayarak gezegenden bir önceki geçişi sırasında göze çarpan krater ve jeolojik oluşumlara odaklanacağını belirttiler.
Johns Hopkins Üniversitesi Uygulamaları Fizik Laboratuvarından araştırmacılar da Merkür’ün yakınından geçiş sırasında özellikle biri 145 kilometre, diğeri 20 kilometre genişliğinde iki krater ve çevrelerindeki açık renkli toprağı inceleyeceklerini kaydettiler.
Bilim adamları, Merkür’ün yer çekiminin etkisiyle hızı saatte 6 bin kilometreye düşen uzay aracının, gezegenin bir kuyruklu yıldızın kuyruğuna benzeyen ince atmosferinin kalsiyum ve sodyum ile diğer atomlarını da inceleyeceğini ifade ettiler.
Merkür programının yöneticileri, 14 Ocakta ilk kez Merkür’ü ziyaret eden Messenger (Mercury Surface, Space Environment, Geochemistry and Ranging) uzay aracının geçen yıl 8 Ekimde de krater dolu gezegene 200 kilometre sokularak, binlerce resim çektiğini ve önemli miktarda veri ile görüntüyü Dünya’ya gönderdiğini açıkladılar.
Ayın 3 boyutlu haritası çıkarıldı

Çin, 3 boyutlu yüksek çözünürlükte ay haritası çıkardı. Şinhua ajansı, Çinli uzmanların “dünyanın en kapsamlı” ve ayrıntıların görülebildiği 3 boyutlu ay yüzeyi haritasını tamamladıklarını duyurdu.
Ay yüzeyinin tamamını kapsayan haritanın fotoğraf ve videolarının “Çang-ı 1″ adlı ay araştırma mekiğinde bulunan kamera tarafından çekildiği bildirildi.
Çin Harita ve Ölçeklendirme Akademisi öğretim üyelerinden olan ve çalışmayı yapan uzman ekibin lideri Liu Şienlin, harita sayesinde ayın oluşumu, ay jeolojisi ve ayın gelişimi hakkında daha derinlemesine çalışmalar yapılabileceğini belirterek, “Bu çalışma, ay araştırmalarında yapılacak yeni çalışmalar için köşe taşı niteliğindedir” dedi.
Ay’ın yüzeyine 500 metre mesafeden aldığı kayıtlarla net görüş imkanı sağladığı belirtilen mekik, Çin tarafından Ekim 2007′de gönderilmişti.
CD ve DVD kopyalamaya son!
Bilkent Yerleşkesi’ndeki Ulusal Nanoteknoloji Araştırma Merkezi (UNAM) Malzeme Bilimi ve Nanoteknoloji Enstitüsü araştırmacıları, CD ve DVD’lerin kopyalanmasının önüne geçecek bir şifre sistemi geliştirdi.
Çalışmada geliştirilen nanoteknoloji tabanlı parmak izine dayalı kripto sistemi ile korunan DVD ve CD’ler hiç bir koşulda kopyalanamayacak.
Çalışmanın yapıldığı UNAM araştırmacılarından Yrd. Doç. Dr. Aykutlu Dana, yaptığı açıklamada korsanla mücadele için pek çok araştırma kuruluşunun DVD ve CD’lerin kopyalanmasının önüne geçecek yöntemler üzerinde çalıştığını anlattı.
Dr. Dana, UNAM asosiye üyesi olan ve Worcester Polytechnic Universitesinde (WPI) veri güvenliği laboratuvarının yöneticisi Doç. Dr. Berk Sunar’ın ekibi ile birlikte gerçekleştirdikleri çalışmanın sonunda DVD ve CD’lerin nano boyutlu yapılarında var olan ve parmak izine çok benzeyen bir şifreleme sistemini ortaya çıkardıklarını bildirdi. Bu şifreleme sisteminin normal bir CD ya da DVD okuyucusu ile okunabildiğini ortaya koyduklarını anlatan Aykutlu Dana sözlerini şöyle sürdürdü: “DVD ve CD’lerde kayıtlı veri sinyalleri, okuyucu tarafından alındığında her bir DVD ya da CD’nin parmak izi ortaya çıkıyor. Bu bilgi, kopyalamanın engellenmesinde büyük yarar sağlıyor. Çalışmamız tamamlandığında DVD ve CD’lerin yapılarındaki parmak izi, algoritmalar yoluyla okunabilir duruma gelecek. Ayrı ayrı her bir DVD ve CD’nin parmak izi lazer tarafından okunabilecek. Yani DVD ya da CD her açıldığında bir şifreleme sistemi devreye girecek ve böylece fiziksel bir durum nedeniyle bunların kopyalanması neredeyse imkansızlaşacak.”
Dr. Aykutlu Dana, bu tekniğin, CD sürücülerinin üretiminde aygıta eklenecek küçük bir entegre devre ile uygulamaya geçebileceğini bildirerek, kopyalamayı fiziksel olarak engelleyecek bu çalışmada korsanla mücadelede de önemli adımlar atılabileceğine işaret etti.
Çalışma ile ilgili ABD’de Berk Sunar’ın bulunduğu WorcesterPolytechnic Üniversitesi üzerinden patent başvurusu yapıldığını bildiren Dana, çalışmanın da “CD’s have fingerprints too” adıyla SpringerLecture Notes in Computer Science’da yayımlandığını belirtti.