Archive for the ‘şiirler’ Category



4
Tem

Habersizce gittin düşlerimden

Gidişin henüz erken,
Çektin tenini/tenimden.
Ya/sakladın gözlerimi, kahverengi gözlerinden
Bırak, bende kalsın,
Kalsın yüreğimde, bir tutam senden

Sev/dalım…
Yüreğimde Ya/saklım…
Ah o gidişin var ya,
Ansızın gidişin .
Okyanuslarda martı gibi uçuşun.
Hani …
Hani giderken,
Islak kirpiklerime
Takılan gözlerin ooof…..
Var yaa..
Dudaklarıma mühürlediğin sözlerim…
Issız kalmış, şimdi ağlar,
Ağlar da…
Pınarlarında boğulur yüreğim.

Ve dağılan saçlarını zamanın
Topladım avuçlarımda .
Durdurdum akreple yelkovanı,
Kopardım takvimlerden,
Zemheri yaprağını.
Yaşadım…
Sadece ya/saklımı.

Biliyorum…Korktun
Kaçışın ondan.
İyot kokan yosunlu bakışlarımdan.
Korktun…
Yaşlı gözlerimin, ıslak kirpiklerinden.
Bıraktın ellerini/ellerimden.
Gittin,
Yüreğimi avutan düşlerimden.

Ve şimdi…
Kasırgalar eserken, yüreğimde deli deli
Tüm renkleri sana benzettim,
Aradım göklerde seni.

Öptüm güneşin dudaklarından/dudakların sandım
Ve yanmadım.
Yanmadı, baştan aşağı hasretinle yıkanmış ıslak bedenim
Ah be sev/dalım, şimdi nerdesin.
SEN NERDESİN
Ne gökte, ne yerdesin.
Söyle nerdesin…

4
Tem

Beni düşünme artık..

Sevda biraz hayal biraz da rüya,
Kendine iyi bak beni düşünme,
Acı gerçeklerle dönüyor dünya,
Kendine iyi bak beni düşünme.

Yıldız gözlerine yaşlar dolmasın,
Yüzünde tebessüm eksik olmasın,
Hayat umudunu senden çalmasın,
Kendine iyi bak beni düşünme

Zor olur elini bırakmak bana,
Ölümden betermiş ayrılık cana,
Feda olsun benim her şeyim sana,
Kendine iyi bak beni düşünme.

Belki de resmine bakıp ağlarım,
Belki de yas tutar kara bağlarım,
Gönlümü hasretin ile dağlarım,
Kendine iyi bak beni düşünme.

Belki duygusuzun biriyim sence,
Mutlu olmalısın her şeyden önce,
Sensiz yaşamak zor olsa da bence,
Kendine iyi bak beni düşünme.

Dökülür yıldızlar parçalanır ay,
Kolay mı Hasan’a sensizlik kolay,
Yaşıyorken ölmek denilen olay,
Kendine iyi bak beni düşünme.

20
Haz

Ne güzel işte

her sabah
küskün mü uyanılır bu kente?
üzerinde çiçeksiz ve uykusuz bir sabahlıkla ,
aynalarda yüzünü mü arar insan?
yolunu şaşırmış bir tarih atlasında,
boşuboşuna savaşıyorum Büyük İskender’le…
İskender büyük , ben küçüğüm
elimdeki sonlu dünya tarihinde.

elleriyle konuşan ,
bir ben kalmışım bu kentte…
ellerim de düşman aynalara ,
birlikte sövüyoruz her sabah , her şeye işte…
ne güzel!

20
Haz

Seni düşünüyorum ben bir seni

Seni düşünüyorum bitanem seni
Sigaramdan üflediğim her dumanla çiziyorum hayalini
Gözlerimle tahrik ediyorum o sexi bedenini
Nefeslerimizi karıştırıyor yaşıyorum şehvetini

Geceleri hayel ediyorum mis kokan tenini
Artık ezbere biliyorum o hatlarını çizgilerini
Kendimden geçmişim unutamam sexiliğini
Güzel arzular içinde yaşıyorum sevgini

19
Haz

Sende anlamadınya beni

sende anlamadınya beni
ne deyim sana,
rüzgarlar uğuldardı
nazik beden duyardı;
duyardıda hiç oralı olmazdı.
hiç fırsat vermedin
önümde eğilmedin;
hep ben hep ben dedin,
sende anlamadınya
ben artık nedim.

gönül sarayımı istedim senden!
bir lokma ekmek,
banamı kastın ha banamı?
sen karışma ne demek.
sende anlamadınya;
ben artık dedim.

birgünden birgüne benim
yüzümü mü güldürdün
hep fırsat kolladın
yerlerde süründürdün,
sende anlamadın ya
ben artık nedim.

ses çıkmıyor bak işte,
ses çıkmıyor bedenden
ne hevesim kaldı
nede bir umut,
bıraktılar erkenden
hakkını helel et,
ey koca dünya;
sende anlamadın ya,
ben artık nedim.

19
Haz

Unutamadım seni

El sallarken söylediğin son sözü.
Kara kalemle çizdiğin o yüzü.
Yemek için getirdiğin kirazı.
Unutamadım,unutamadım.

El ele üşüyerek gezdiğimiz ayazı.
Dört gözle beklediğimiz yazı.
Fırında pişirdiğin büyük kazı.
Unutamadım,unutamadım.

Tandır damında yapılan sohbeti.
Arkadaşlarla kurulan muhabbeti.
Gece yarısında içilen tatlı şerbeti.
Unutamadım, unutamadım.

Okul yolunda kurduğumuz düşleri.
Çocuk gibi tatlı tatlı gülüşleri.
Annemin hazırlamış olduğu piliçleri.
Unutamadım,unutamadım.

Dere boyunca çağlayarak akan suyu.
Gün ağarınca yola çıkan yolcuyu.
Semaverde hazırlanan güzel çayı.
Unutamadım,unutamadım.

İlk defa el ele tutuştuğumuz yeri.
Kırmızı açan lale mor sümbülü.
Misafirler için yakılan mangalı.
Unutamadım,unutamadım.

17
Haz

Senin gönlünde aşka doydum ben

Bilinmezlerde yittim, sensiz geceyi söktüm
Bir günü sene ettim, hasretine diz çöktüm
Fırtınalarda bittim, gözlerimden yaş döktüm.

Seher yelini soydum; yitirdim kolu, yeni
Seninle aşka doydum, buselerle sar beni.

Kutlu nurunla pulla; göklerin yedincisi
Kara zamanı alla, gönlümün birincisi
Rüyama selam yolla, yüreğimin incisi.

Yapayalnızken buydum, düşlerde ısıt teni
Seninle aşka doydum, buselerle sar beni.

Hayalleri hisledim, halimi anlayanla
Bağbanımı büstledim, avuç için ayanla
Mahyaları süsledim, dilinden damlayanla.

Beni hücreye koydum, gel azat et bedeni
Seninle aşka doydum, buselerle sar beni.

17
Haz

Gel ne olur bekletme gönlümü..

akşam demlenmeye koyulunca yanında
ister istemez kısar ya ışığını güneş
benimkisi işte böyle bir gidiş

içimdeki her sokak, gam çekiyor ıssızlıktan
sözle de yaralanır insan
çocukluğumun kırık dökük oyuncakları gibi
her öyküde bir kırılmışlık vardır nasılsa

hayat çeşmesinden içtiğin suyun tadı hep aynı değildir / ki
zaten, bir gül bahçesi vaadetmemiştin sen bana
lâkin, benim bahçemdeki her çiçek sen kokardı / bilmedin

ellerimle biçip aldım bu kederi
ben koydum kendimi içimdeki zindana
bitmiyor sözlerin med cezirleri
hangisi sanrı, hangisi gerçek bilmiyorum /boğuluyorum

sessizliğe zorladığım içim/de sabrım sınanıyor sanki
üzerimde /karanlık, açılmayan bir mavi
kederliyim /derbederim
toprağa hızla ufalanıyor yaşam

vedalaşamadık /adı konmadı, ortada kaldı yaşanan
sarkacı kopmuş bir zaman, sar sarabilirsen
ortalıktan silinivermen gibi
bir gün dönüp gelirsen âniden
kabahati kendinde ara
sen, ulaşılmazlıkla besleyeceğini sandığına
başlarken noktayı koymuştun zaten
neden hâlâ lâl dilin, bilmiyorum?
bildiğim mâsum beyaza kara çaldı ellerin

yaşamın kıyısından uzaklaşınca, ölüm gelir bilir misin
aynı kederleri yaşamadık biz / biz olamadık çünkü

“ayrılık sonradan kor yavaş yavaş”
der ya şair
geçmeye yüz tutunca aşkın ateşi
hesaplar kaygılar, o zaman başlar belki sende de
işte o zaman ayacaksın /ancak geç olacak
durmadan dönen feleğin çarkında
büyüyen efkârıyla devrilip düşecek, varlığına yaslanacağın sevgi
boşluğa kalacaksın

hani, benimleyken ne çabuk geçerdi zaman
hani ay yüzlüydüm içini açan
hani güneş gibi sıcaktım
hani saçlarıma papatyalar takardın gece yıldızlarından
hani çocuklar gibi şen zamanlarımız vardı bizim…

yüzün senin, yüzün sol yanımın boşluğu
yalnızlığın izi, sarmaşık bir melânkoli ruhumda
sarıyor boğazıma doğru

sallanan son köprüyü de yıkıp
seni sevgiden müstafi saydıracak
günlerimi kundaklayan, o görünmez melâl
beyazı siyaha bulamadan hepten
şuursuz aklım, kadere razı olmadan
“hâlâ seviyor mu diye sormadan gel”
gel /gözlerimi kapamadan ölüm
soluğum soğumadan gel/ gel ne olur…

10
Haz

Nasıl anlatırım yarim sana

Bu sevda ışığını gözlerim görmediyse
Ben sana güzelliği nasıl anlatırım yar.
Dalda açılan gülü ellerim dermediyse
– Ben sana mor gülleri nasıl anlatırım yar.
– Yaşarsam seni sende gönlüm olur bahtıyar.

Gücü biten dizlerin dermanı sende saklı
Çizdiğin dünyamızın kirmanı sende saklı
Hayat denen bu yolun fermanı sende saklı
– Ben neler çektiğimi nasıl anlatırım yar
– Yaşarsam seni sende gönlüm olur bahtıyar.

Bir yağmur damlasıyım kayboldum su yüzünde
Umudu beste yaptım güller açtı yüzünde
Duruşundan bellidir sevgi saklı özünde
– Ben sana sensizliği nasıl anlatırım yar
– Yaşarsam seni sende gönlüm olur bahtıyar.

Vurur dalga karaya saçlarımı ıslatır
Baktığım tüm aynalar geçmişi hatırlatır
Her aldığım dikenler ellerimi kanatır
– Ben sana geleceği nasıl anlatırım yar
– Yaşarsam seni sende gönlüm olur bahtıyar.

RABATLI bahçe benim, çiçek çiçek dalım ben
Cananı sarmalayan yare açık kolum ben
Doğruları söyleyen mar çıkaran dilim ben
– Ben sana özlemleri nasıl anlatırım yar
– Yaşarsam seni sende gönlüm olur bahtıyar.

10
Haz

Bendeki sevda bambaşka

Gideceğini hissetseydim bir seher vakti,
Geceyi kuşatırdım, doğmasın güneş diye…
Karanlığa kitlerdim tüm veda sözcüklerini,
Gömerdim anahtarını kalbime kal diye.

Yıkılmaz kale ederdim bendeki sevdayı,
Sönmez ışık olurdum sendeki umutlarıma,
Fırtınasız denizlere açardım hayallerimi,
Ay ve yıldız şahit derdim bitmeyen aşkıma.

sohbet sitesi-sohbet odaları-Egecafe.Net